Direnç Yönetimi

İnsektisit direncinin öneminin kavranması vektör kontrolü açısından çok önemlidir. İnsektisit direnci sıtmaya karşı yürütülen mücadelede devam eden ilerleme açısından en büyük tehdit olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde sıtma kontrolünde kullanılan en az bir insektisite karşı direnç dünya genelinde sıtmanın endemik olduğu en az 49 ülkede tespit edilmiştir.

WHO Global Sıtma Programı Başkanı Pedro Alonso’ya göre insektisit direnci günümüzde sıtma  kontrolünün geleceği ve geçmiş yıllarda elde edilen kazanımların sürdürülebilirliği açısından en büyük tehdittir  (Cenevre, Ocak 2015).

İnsektisit direnci sadece sıtma vektörleri açısından bir problem değildir. Ayrıca Güney Amerika ve Güney-Doğu Asya’da dang humması vektörlerinde ve Asya’nın diğer kesimlerinde leishmaniasis vektörlerinde piretroid direncinden bahsedilmektedir. 

İnsektisit Direncinin etkin yönetimi, ilgili tüm paydaşlar tarafından üstlenilmesi gereken ortak bir sorumluluktur. WHO Global Sıtma Programı, Sıtma Vektörleri ile ilgili İnsektisit Direnç Yönetimine dair Global Planını (GPIRM) 2012’de yayınlamıştır. Bu plan her paydaş grubunun roller ve sorumluluklarının altını çizmektedir. Vektör Kontrol ürünlerinin üreticileri için yeni çözümler araştırma ve geliştirmeleri, etkin insektisit direnç yönetimi ile ilgili kaynakların seferber edilmesi ve Destek konusunda net bir rol belirlenmiştir. 

Bayer uzun yıllardan beri İnsektisti Direnç Yönetimini (Insecticide Resistance Management) çok ciddiye almış, 2004’te Durban, 2006’da Delhi ve 2015’te Dubai’deki Uluslararası IRM Çalıştaylarına ev sahipliği yapmıştır. Ayrıca 2009’da Nairobi’deki MIM Konferansında duyurusu yapılan “Direnç Sorunları” adlı bir Destek kampanyası başlattık. 

Bu çalıştay ve kampanyaların mesajları 2006, 2007 ve 2008’de Mozambik, 2007’de Kenya, 2008’de Malawi,  2008 ve 2009’da Nijerya, 2009’da Zambia, 2009 ve 2010’da Namibia, 2010’da Uganda, 2011’de Etiyopya ve 2013’te Sao Tome’daki IRS ve ürün eğitimleri ile pekiştirilmiştir. Benzer eğitimler Irak Sağlık Bakanlığı’ndan delegeler için 2011, 2012 ve 2014’te Türkiye ve Fransa’da gerçekleştirilmiştir. 

Bayer aynı zamanda CropLife Uluslararası İnsektisit Direnç Hareketi Komitesi’ne üye firmalardan bir tanesidir ve bu organizasyonun politika ve destek faaliyetlerine katkıda bulunmaktadır. 

Sıtma (malarya), dişi Anopheles sivrisinekleri tarafından bulaştırılan Plasmodium takımından bir protozoa parazit türünün sebep olduğu bir hastalıktır. 

Dünya nüfusunun neredeyse yarısı sıtma bulaşma riskinin bulunduğu bölgelerde yaşamaktadır. 2013’te dünya genelinde yaklaşık 198 milyon sıtma vakası (%82’si Afrika’da) olmuş ve yaklaşık 584,000 kişi hastalıktan ölmüştür (%90’ı Afrika’da)- bu ölümlerin %78’i 5 yaş altı çocuklarda görülmüştür. 

Sıtma ile mücadelede Vektör Kontrolü elzemdir ve hastalığın sivrisineklerle bulaştığının keşfedildiğinden beri her zaman önemli olmuştur. Vektör Kontrol programları, bir zamanlar sıtmanın yaygın olduğu bölgelerden (örn. A.B.D. ve Avrupa’nın bazı bölgeleri) hastalığın eliminasyonunu sağlamıştır ve Kapalı Alan İlaçlama (indoor residual spraying-IRS), üreme alanlarının elimine edilmesi ve İnsektisitle İlaçlanmış Cibinlik (ITNs&LNs: Long-lasting insecticidal mosquito Nets- uzun etkili insektisitle ilaçlanmış cibinlik) gibi teknikler günümüzde sıtmanın halen görüldüğü bölgelerde önemli olmaya devam etmektedir. 

Vektör kontrolü gibi giderek artan müdahaleler sonucunda sıtma ile mücadelede önemli bir ilerleme kaydedilmiştir. 2000-2013 yılları arasında dünyada sıtmadan ölüm oranları %47 oranında azalmış ve çocuk ölümleri 2000 senesinden beri yarı yarıya düşmüştür. 2000 senesinden beri 3.3 milyon (3 milyon çocuk dahil) hayatın kurtarıldığı ve 500 milyon vakanın engellendiği tahmin edilmektedir. 2014’te hastalık riski bulunan bireylere uzun etkili insektisit uygulanmış 200 milyonun üzerinde cibinlik dağıtılmış ve kapalı alan ilaçlaması ile yaklaşık 120 milyon kişiye koruma sağlanmıştır. 

Yaklaşık 30-40 Anopheles sivrisineği türü dünya genelinde malaryanın (sıtma) en önemli vektörleri olarak kabul edilmektedir.  Bu farklı türlerin her birinin biyolojisini ve hareketlerini anlamak malaryanın nasıl bulaştığını kavramaya ve uygun kontrol stratejilerinin (örn. belli türler kan emdikten sonra kapalı alanda kalmayı tercih ederken diğerleri dışarıyı tercih edebilir ve bu şekildeki bir davranış kapalı alan ilaçlamasının etkinliğini etkileyebilir) geliştirilmesine yardımcı olabilir.

Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.